Reklam
Blogtr.org

Hayatını Geride Bırakıp Gezgin Olmak İçin Nereden Başlanmalı?

Hayatını Geride Bırakıp Gezgin Olmak İçin Nereden Başlanmalı?
Reklam

Hayatını Geride Bırakıp Gezgin Olmak İçin Nereden Başlanmalı?
Gezgin Olmak Çok korkuyorsun değil mi ? “O ilk adımı nasıl atarım, nereye giderim,  başıma bir şey gelir mi, becerebilecek miyim ?” diye için içini yiyor. Gezgin Olmak Bir yanın git, bir yanın kal diyor değil mi ? “Hadi gitmek kolay da, yalnız gitmek zor. Önce birini mi bulsam !” diye kendine sorup duruyorsun ama her sene erteliyorsun değil mi ? Yurtdışına bir kaç kez çıkanlardansın belki de.
.
Gezgin Olmak Sırtına o sırtçantasını alıp, çok uzaklara uzunca zaman gitmeye bir türlü gönlün er vermiyor değil mi ? Bu kadar hayalin varken, dünyanın bu kadar güzel olduğunu biliyorken, bambaşka diyarlarda havanın, suyun, toprağın,  sokakların, kuşların, ağaçların seni hayallere daldıracağını biliyorken, neden duruyorsun dostum ?
Kalk hadi. Düş peşimize. Keşfetmemiz gereken 196 ülke, dolaşmamız gereken 7 kıta, öğrenmemiz gereken sonu gelmeyen bir yolculuk var önümüzde. Korkma ! onlar yaptıysa, pek ala sende yaparsın. Hazır mısın ?

1-Gitmek seni korkutmasın!

Hepimiz korkarız. Kimseyi kandırmayalım şimdi. Ama ne zaman o ilk adımı attık ve baktık ki gayet bir şekilde dünyayı gezer olduk.
Bu işin cinsiyeti, milleti yok. Özellikle Türk kız arkadaşların sürekli sorduğu “Ben kız başıma naparım !” diyenlere gelsin bu sözüm: 16 yaşında Hollanda vatandaşı kızın bir başına dünya turuna çıkmış halini gördü bu dünya. “Başımıza birşey gelir mi acaba !” diyenler : İnan bu ülke, bir çok ülkeden daha tehlike.
O yüzden hiç bahane etme. “Param yeter mi ? Kaç para Hindistan’a gitmek biliyor musun sen ?” diyenler. Günde 20-30 dolara Hindistan’ı karış karış gezen insanlar gördük. O yüzden şimdi anlatılanları can kulağı ile dinle ve okumaya devam et.
Çünkü pek muhtemel, önümüzdeki 6 ay içerisinde harıl harıl kendine bir yol arkadaşı arıyor olacak, dünyanın bilmem kaç km ötedeki ülkesine gidecek, sahile oturup o gözlerini hiç ayıramadığın günbatımını izlerken hayatının en mutlu günlerini yaşıyacaksın.
Ağzından şu sözlerde çıkacak : “Boşuna büyütmüşüz yahu. Keşke daha önceden yollara düşseymişiz. Dünya ne güzelmiş be arkadaş.” diyeceksin…

2-Yalnızsan eğer merak etme onun keyfi de ayrı

Gezgin Olmak Evet. Yol arkadaşının olması tabi ki çok büyük bir şanstır. Ama herkes yol arkadaşı edinmek zorunda değil ki. Belki sen yalnız olmayı, birisi ile birlikte gezmekten daha çok seveceksin ! Hem ayrıca yalnız olacağını kim söyledi sana ?
Kalacağın her bir hostel yani yurttta, senin gibi kaç tane yalnız gezen insan olacak biliyor musun ? Gezgin olmak Hem bu senin için daha iyi bir fırsat değil mi ? Böylece yepyeni arkadaşlıklar edinir, hiç tanımadığın yol arkadaşlarından yepyeni kültürler, hayaller ve hayatlar öğrenmiş olursun. İnan. Yalnız gitmek bahaneden başka bir şey değil…

3-Konaklama derdin çoğu insandan farklıdır.

Hani hep denir ya “Gece uçun. Otobüs veya tren yolculuğunuzu geceleri yapmaya çalışın.” diye. İşte buna birde, konaklayacağınız bedava yöntemleri de dahil edin. Sahilde yatın, havalimanında bir köşeye kıvrılın. Bankta yatın. Ne olacak ! Ölmüyor insan.
Eğer “Yeter ki gideyim. Bir şekilde hallederim.” diyorsan, inan hiç yanılmadığını göreceksin. Başkaları korkutur, engeller, ürkütür seni. Sen bildiğini oku. Koca bir yalan olduğunu göreceksin…

4-Konaklama ve Ulaşım çok önemli

Gezgin Olmak hostel’da konaklamak, ucuza uçak bileti bulmanın piri olmak veya bu işlerin hepsini bedavaya mal etmek mümkün mü sence ? Tabiki mümkün. Birçok uçağa 1 TL dahi ödenmediğini, konaklama işlerini ya bedavaya ya da çok ucuza mal ettiğini görüceksin.

5-Aynı kıyafetlerle haftalarını geçirisin ve bu umrunda o lmaz

Gezginlere bakarsanız, hep aynı kıyafetler vardır üzerlerinde. Hongkong’da da aynıdır, Pekin’de de. Ne yani 20-30 lira verip 1 t shirt alamaz mıydılar ? Sanırım alabilirler. Ama olay o değil işte. Olay, insan gezerken, yeni yerler keşfetme aruzusu içindeyken bırak t shirtü, yemesi gereken yemeği bile unutuyor sırf yeni yerler göreyim diye.
Eğer sen de böyle şeyleri çok umursamıyorsan , bizden birisin demektir. Bırak varsın başkaları laf etsin. Sen bildiğini oku. Alacağın yeni bir kıyafetin değil, hayallerinin peşine düş. İnan gideceğin yepyeni bir şehir, alacağın yeni bir tshirt den daha fazla mutlu edecek seni.
Ayrıca inan , ilerde kimseye alacağın t shirtü anlatmayacaksın. Ama göreceğin bambaşka bir dünya, yepyeni anılar hayatında çok güzel yerler edinmeni sağlayacak.

6-Sırt çantası taşımaktan keyif almaya başlarsın

Gardırobunda bulunan bütün kıyafetlerin kaç bavula sığar ? Sanırım benim en fazla 1. Hayatım boyunca da hiç öyle onlarca gömleğim, kazağım veya pantalonum olmadı benim. Çünkü tek derdim vardı. Her daim yolu düşündüm. O çantayı sırtıma alıp, 5 dakika da hazırlanıp, içine yüklediğim kıyafetlerden çok hayallerimi koymayı yeğledim.
Hiç ağır gelmedi o çanta. Tam tersi gün geçtikçe daha da hafifledi doğrusu. Ne gittiğim yerlerin uzaklığı yük oldu omzumda, ne de içindeki saçma sapan bez parçaları. O yüzden , eğer hayallerin varsa kalbinde, çok düşünme bunları. Al çantanı çık yola. Hem inan , bir çok Asya ülkesinde bavul ile gezmek, sırt çantası ile gezmekten daha kolaydır. Biliyorum. Sen de böylei düşünüyorsun. Durma öyleyse…

7-Vize leri takma kafana

Gideceğin yerin hayallerini kurarken, vize alıp almamak aklının bile ucundan geçmiyorsa, seni kimse tutamaz. Sen zaten gideğin yeri çoktan belirlemişsin. Tek yapman gereken küçücük bir adım. Zaten gideceğin ülkeyi araştırırken çoktan vize işlemlerini laf arasında planlamışsındır.
Hatta gideceğin bir çok ülkede, bir sonraki ülkenin vizesini Türkiye’deyken almaktan daha kolay halledeceğini biliyorsundur. O yüzden bu işleri zerre kadar umursamıyorsan, vize senin için halledip Gezgin Olmak için gereken sıradan bir süreçtir.

8-Yeni yerleri ve kültürleri tanıma keyfi

Bazen sana da oluyor mu ? Gözlerini kapayınca, karşında masmavi denizler, yemyeşil ormanlar, çekik gözlü sevimli çocuklar, asfaltı olmayan köy yolları, televizyonda gördüğün o bambaşka diyarlar gözlerinin önünden geçmiyor mu? Gitiğin her bir şehir bittikten sonra, daha döner dönmez yenisini planlamıyor musun sen de ?
Biliyorum. Sen de bizim gibisin. Durmak istemiyorsun. “Bıraksınlar da, bir an önce uçup gitsem.” diyorsun. O zaman yap planlarını. Çık yola. Zaten bu saatten sonra seni kimse durduramaz. Halletmen gereken 3-5 pürüz var hepsi o. Son rütuşlar bunlar. Şaheserini yaratmak üzeresin. Az kaldı.

9-Görme arzun konforunun önüne geçer

Sen de de çok oluyor değil mi ? “Yeterki gideyim. Nereye gideceğim, nerede kalacağım, nasıl olacağı umrumda değil. O Tac Mahal’i, Mısır Piramitlerini, Çin Seddini, Phi Phi adasını, Bali’yi ölmeden önce ne olur göreyim.” diye sürekli için içini yiyor değil mi ? Gezgin Olmak böyle birşey.
Kalacağın yermiş, bineceğin otobüs-tren-uçak her neyse işte, hiçbiri umrunda değil. Tek derdin var görmek, yaşamak, dokunmak, hissetmek değil mi ? Öyle öyle. Biliyorum. Hatta inan bana çok ama çok eminim.

10-Bedava turları değerlendirip esnek olmalısın

Bir şehre gidince nerede bedava bir etkinlik varsa gidenlerden misin sende ? Ya da çok telaş yapmak istemeyip, anı yaşayıp, oluruna bırakanlardan mısın ? Tarihin, günün, zamanın değerinin farkında olup, aynı zamanda şu anın en güzel an olduğunu bilenlerden misin ? Bİr daha hayata gelmeyeceğini bilip, herşeyi oluruna bırakanlardan ?
Eğer öyleysen, sen de bir sırtçantalı gezginsin demektir. Çünkü bizler, bir şehirde olması gereken her türlü ucuz ve kolay etkinlikleri deli gibi araştırıp, kendimizi çok germeden, birşeylere yetişmekten çok, anın tadını çıkarmayı sevenlerdeniz. Çünkü inan bana, yarın hiç bugün kadar güzel olmayacak ve sen bir daha o şehirde bir daha şimdiki kadar eğlenmeyeceksin…
Eğer  sende de bu hisler çoğunluktaysa, pek muhtemel sen de bir sırtçantalı gezginsin. Ne gideceğin yerin çok büyük önemi vardır, ne konforun, ne de lüksün. Tek derdin vardır : O da görmek. Gerisi senin için, sadece geçmen gereken engelden ibarettir. İnan bana, bir kaç gez bu duyguları tattıktan sonra, ne üzerinde ki t shirt umrunda olacak, ne de o havalimanında yattığın gün.
Tek derdin olacak senin. O Hint okyanusunda yüzülecek, Machu Picchu’ya tırmanılacak, Antartika’da yolun sonu görülecek, medeniyetin henüz uğramadığı Afrika kabileleri görülecek.
Hayallerinin peşine düşülecek, hayatın boyunca hiç yaşamadığın ve belki de varlığından bile haberdar olmadığın duyguların yerinden oynayacak. İnan bana, bu duyguların bir kez ayağa kalktığı andan itibaren, ne bir daha yok olmak isteyecek ne de sen buna izin vereceksin. O yüzden korkma. Herşey bir adımda başlar. Sen yeter ki hayal et. Düş peşine…
Sabır bu işin en önemli maddelerinden biri. Hem sosyal medyada ki troller, hem konuşmaya çalıştığınız ve sponsorluk kovaladığınız firmalar, aile ve dostlarının özlemi, cennetten bir köşe olan tropikal bir ada da olsa fazla yalnız hissetmek bir yerde sabrın sınırlarını ciddi anlamda zorluyor. Hepsiyle ayrı olarak mücadele etmek, pes etmemek başarının anahtarını oluşturuyor. Gerekirse ağlayın, arkadaşlarınızı dostlarınızı sık sık arayın, hiç içinizden gelmese de yeni bir şeyler yapmayı deneyin. Uzun ve zorlu olsa da geriye dönüp baktığınızda gülümseyeceğiniz bir hayat sizi bekliyor olacak.
Şimdi kalkın ve hayallerinizin peşinden gidin…
 

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/blogtror/public_html/wp-content/themes/poyraz/parts/singleslider.php on line 17
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ